İçeriğe geç

Karadenizliler hangi soydan gelir ?

Asroyaldoor takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Karadenizliler hangi soydan gelir” konusunu seven herkes için hazırlandı.

Karadenizlilerin neyi meşhur? Konusuna İzmir’den Bakınca Olaylar Biraz Değişiyor

İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu söyleyeyim: Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusu bana sorulduğunda beynimde aynı anda üç şey açılıyor. Birincisi hamsi tava kokusu, ikincisi “yayla yayla gezme” temalı doğa fotoğrafları, üçüncüsü de bir Karadenizliyle tanıştıktan sonra hayatın artık eskisi gibi sakin ilerlemeyeceği gerçeği.

Bunu kötü anlamda söylemiyorum. Hatta tam tersi. Sakinlik zaten İzmir’de bile bazen fazla geliyor, bir Karadenizli girince ortama sanki Wi-Fi çekim gücü artıyor gibi bir enerji geliyor. Ama gel bunu 25 yaşında, hayatı fazla düşünen birine anlat… İç sesim hemen devreye giriyor:

“Abi yine mi sosyal enerji bombardımanı? Ben sadece çay içmeye gelmiştim…”

Ama işte mesele tam da burada başlıyor.

Karadenizlilerin neyi meşhur? Sadece yemek değil, bir yaşam tarzı meselesi

Herkesin aklına ilk olarak yemek geliyor: hamsi, mıhlama, karalahana sarması… Ama Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusunu biraz daha derin düşününce olay sadece mideyle bitmiyor.

Bir Karadenizliyle sabah kahvaltısı yaptığında, o kahvaltı bir anda “mini festival organizasyonu”na dönüşebiliyor. Masaya 4 çeşit peynir geliyor ama biri yetmiyor, “bunun köy peyniri yok mu?” diye soru geliyor. Ben ise içimden şöyle diyorum:

“Abi ben zaten tost yapıp çıkacaktım…”

Ama yok, o masa büyüyecek. Büyüdükçe büyüyecek.

Ve en sonunda sen sadece yemek yemiyorsun, kültürle mücadele ediyorsun.

Hamsi meselesi: Basit bir balık değil, bir ideoloji

Karadenizlilerin neyi meşhur? denince hamsi konusunu es geçmek mümkün değil. Ama bu sadece bir yemek değil, adeta bir “yaşam görüşü”.

İzmir’de balık deyince genelde aklıma rakı-balık muhabbeti gelir, hafif bir sakinlik, biraz Ege rüzgârı… Karadeniz’de ise hamsi sanki bir spor dalı gibi.

“Abi kaç kilo hamsi geldi?”

“Bu akşam rekor kırıyoruz.”

Rekor ne? Balık yemek.

Ben bunu ilk duyduğumda cidden düşündüm:

“Ben hayatımda hiç ‘balık yeme rekoru’ diye bir hedef koymadım.”

Ama Karadenizli biriyle aynı sofraya oturunca, sanki olimpiyatlara hazırlanıyormuş gibi bir atmosfer oluşuyor.

Mizahın doğal hali: Karadeniz’de espri zaten paket halinde geliyor

Şunu fark ettim: Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusunun gizli cevabı “hazır cevaplık”.

Bir ortam düşün:

Ben biraz düşünerek konuşuyorum

Cümleleri tartarak seçiyorum

İç ses: “Yanlış bir şey deme, rezil olursun”

Karadenizli arkadaş:

“Daha ne konuşuyorsun ya, söyle gitsin.”

Ve herkes gülüyor.

Ben ise içten içe:

“Ben neden bu kadar uzun düşünüyorum?”

Ama işin güzeli şu: bu doğallık bulaşıcı. Bir süre sonra sen de daha hızlı, daha net konuşmaya başlıyorsun. Hatta İzmir’de bile fark etmeden tempo artıyor.

Yayla kültürü: Biz tatilde deniz ararken onlar bulutla yaşıyor

Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusuna ikinci büyük cevap: yaylalar.

İzmir’de biz yazın denize gidiyoruz. “Deniz mi yayla mı?” sorusu bizde pek tartışma konusu değil, çünkü deniz zaten default seçenek.

Ama Karadeniz tarafında işler biraz farklı.

“Yaylaya çıkalım mı?”

“Çıkalım.”

Bu kadar.

Benim iç ses:

“Ne demek çıkalım? Nereye çıkıyoruz? Google Maps var mı?”

Ama onlar için bu normal. Hatta yayla dediğin şey sadece bir yer değil, bir yaşam biçimi. Sis, yeşillik, serin hava… Bir de sürekli çay.

Çay konusu ayrı bir evren zaten.

Çay: Karadeniz’de zaman ölçme birimi

İzmir’de kahve “bir kahve içip gidelim”dir. Karadeniz’de çay ise bir ritüel.

“Bir çay içelim” cümlesi aslında:

1 saat sohbet

3 bardak çay

5 konu değişimi

1 tane hayat dersi

Ben ilk başta “çay içip kalkarız” diye düşünüyordum. Naiflik seviyesi: 2010 internet kafesi.

Ama Karadenizli biri çayı öyle bir sunuyor ki, kalkmak ayıp oluyor. Kalkınca sanki aileyi terk ediyormuşsun gibi bir his geliyor.

Karadenizlilerin neyi meşhur? Biraz da karakter meselesi

Şimdi dürüst olalım: mesele sadece hamsi ya da yayla değil. Asıl mevzu karakter.

Karadenizli biriyle konuşurken şunu hissediyorsun: “Bu insan düşündüğünü saklamıyor.”

Ben ise İzmir’de büyümüş biri olarak genelde şöyleyim:

“Acaba yanlış anlaşılır mı?”

“Bunu söylemesem mi?”

“Biraz daha yumuşatsam mı?”

Karadenizli:

“Söyle gitsin ya.”

Ve söylüyor.

Bazen bu bana fazla direkt geliyor ama bir yandan da inanılmaz rahatlatıcı. Çünkü hayatın o dolambaçlı tarafı yok.

Arkadaş ortamı testi: Karadenizli varsa plan değişir

Arkadaşlarla bir plan yapıyorsun:

“Sahil yürüyüşü”

“Kahve”

“Sakin akşam”

Sonra gruba bir Karadenizli dahil oluyor.

Plan:

“Abi önce bir yemek yiyelim”

“Sonra bir tur atalım”

“Aslında şuraya da gidelim”

“Hava güzel, biraz daha oturalım”

Ve saat 23:00 olmuş.

Ben:

“Ben sadece 1 saat çıkmıştım…”

İç ses:

“Plan diye bir şey yokmuş, biz sadece akıştaymışız.”

Gündelik hayatın Karadeniz versiyonu

Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusunu günlük hayata indirgeyince ortaya komik sahneler çıkıyor.

Mesela market sahnesi:

Ben:

“Bir su alıp çıkacağım.”

Karadenizli arkadaş:

“Abi şu peynir de güzelmiş, alalım mı?”

Ben:

“Ben su almaya gelmiştim…”

Sonra 10 dakika sonra marketten çıkıyorsun ve elinde:

su

peynir

ekmek

zeytin

ve “abi bunu da dene” diye alınmış bir şey

Bu nasıl oldu? Kim karar verdi? Bilmiyorum.

İç ses krizleri: Ben mi yavaşım yoksa dünya mı hızlı?

Karadenizli arkadaşlarla vakit geçirince içimde sürekli bir monolog oluşuyor:

“Ben mi fazla düşünüyorum?”

“Onlar mı fazla hızlı?”

“Yoksa hayat aslında bu kadar basit mi?”

İzmir’de büyümüş biri olarak ben genelde rahatım ama Karadenizli tempo bana bazen “hızlı mod” gibi geliyor. Ama kötü değil, aksine bazen iyi bir itme gücü sağlıyor.

Karadeniz mutfağı: Doymak değil, “bitirmek” meselesi

Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusunun en net cevaplarından biri mutfak.

Mıhlama geliyor mesela. İlk gördüğümde düşündüm:

“Bu yemek değil, mühendislik projesi.”

Peynir uzuyor, ekmek batıyor, herkes sessizce izliyor. Sanki kutsal bir an yaşanıyor.

Karalahana sarması ise ayrı bir olay. İzmir’de sarma genelde “anne yemeği” kategorisinde. Karadeniz’de ise “her gün yapılabilir enerji kaynağı”.

Ben:

“Bu kadar sarma neden var?”

Karadenizli:

“Az mı yaptık?”

İç ses:

“Bu bir orduyu doyurur…”

Sonunda anladığım şey: Karadenizlilerin meşhurluğu tek bir şeye sığmıyor

Tüm bu deneyimlerden sonra şunu fark ettim: Karadenizlilerin neyi meşhur? sorusunun tek bir cevabı yok.

Yemekleri meşhur

Doğası meşhur

Çayı meşhur

Yaylaları meşhur

Ama en çok da enerjileri meşhur

Ve belki de en önemlisi: hayatı yaşama biçimleri.

Ben İzmir’de daha “akışta sakin” bir şekilde yaşarken, Karadeniz tarafında hayat biraz daha “hızlı, direkt ve dolu dolu”.

İkisi de güzel ama yan yana gelince ortaya komik, yoğun ve unutulmaz anlar çıkıyor.

İç sesim son kez devreye giriyor:

“Tamam, kabul… bu insanlar gerçekten başka bir seviyede yaşıyor.”

Ve ben hâlâ marketten sadece su almaya gidip peynirle döndüğüm o anı düşünüyorum.

“Karadenizliler hangi soydan gelir” konusunu beğendiyseniz Asroyaldoor sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.

İlgili Yazımız: Kadınlar erkeklerde hangi özellikleri beğenir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.sohbetforum.com.tr https://beon.com.tr https://bsu.com.tr Sitemap
ilbet yeni girişbetexper güncel girişhttps://betexpergir.net/