Bir akşam üzeri, yazın sonlarına doğru, İstanbul’un dar sokaklarında dolaşırken, eski bir kitabevinin vitrininde rastladım ona. Terk edilmiş gibi duran, sararmış sayfaları ve yazılarıyla bir Osmanlıca kitabı. O kadar eskiydi ki, satıcısı bile ne kadar değerli olduğunun farkında değildi. O kitaba doğru adım atarken, aklıma yıllar önce büyükannemin bana anlattığı hikaye geldi. Osmanlıca’nın hazzını, inceliğini ve derinliğini… İşte o an, bu eski dilin ne kadar özel olduğunu yeniden keşfettim. Müşg: Osmanlıca’dan Günümüze Kalan Bir Kelime Hikayemize Başlarken… Bir zamanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nda, her kelime bir anlam taşıyor, her sözcük bir dünyayı anlatıyordu. İnsanlar, kelimelerle değil sadece iletişim kurmakla kalmaz, ruhlarını da…
6 Yorum