Tıpçılar Askere Gider Mi? Küresel ve Yerel Açıdan Bir Bakış Tıpçılar ve Askerlik: Türkiye’deki Durum Bursa’dan yazıyorum, Türkiye’nin her köşesinden bir parça taşıyan bu şehirde, tıp fakültesinden mezun olup askere gitme meselesi gündeme geldiğinde, pek çok genç arkadaşımın kafasında benzer soru işaretleri belirmeye başlar: “Tıpçılar askere gider mi?” Bu soruyu hem yerel hem de küresel açıdan ele almak gerekirse, aslında biraz kafa karıştırıcı ama aynı zamanda eğlenceli bir konuya da giriyoruz. Türkiye’de, tıp eğitimi aldıktan sonra askere gitmek zorunlu bir durumdur. Her erkek vatandaşın askerliğini yapması gerektiği gibi, tıp öğrencileri de bu kurallara tabidir. Ancak burada tıpçılar için bazı özel…
Yorum Bırakİlham Veren Köşeler Yazılar
Tartım Dizem Ne Demek? Bir Kelimenin İzinde Yola Çıkmak “Tartım dizem” ifadesini duydunuz mu? Eğer duymadıysanız, muhtemelen sokakta ya da arkadaş grubunuzda sıkça karşılaşmadığınız bir deyimle karşı karşıyasınız. Peki, bu kelime ne anlama geliyor? Hadi gelin, hem anlamını keşfedelim hem de tarihsel kökenlerine, günlük yaşantımıza nasıl girdiğine ve gelecekteki etkilerine bir göz atalım. Kelimenin Kökeni: Nerden Geldi Bu İfade? İstanbul’da, bazen sokaklarda yürürken ya da bir kafede arkadaşlarla otururken duyduğum “tartım dizem” ifadesi, bir anlamda “bunu yapmaya karar verdim” ya da “bunu yapma zamanım geldi” demek için kullanılıyor. Ama tabii ki, kelimenin anlamı ve kullanımı, bağlama göre değişiyor. Bu deyim…
Yorum BırakLaiklik Anlamı Ne Demektir? Laiklik deyince aklınıza ne geliyor? Sadece devletin dini işlerden bağımsız olması mı, yoksa daha derin bir toplumsal düzenin parçası mı? Laiklik, Türkiye’de hala sürekli tartışılan, bazen savunulan, bazen de sorgulanan bir kavram. Herkesin dilinde, ama kimse tam olarak ne demek istediğini net bir şekilde söylemiyor. Şimdi, bu konuya girelim ve laikliğin güçlü ve zayıf yönlerini cesurca masaya yatırmaya çalışalım. Laiklik: Ne Yani, Herkes Kendi Tanrısını Sevsin? Laikliğin en temel tanımı, devletin dinî işlere karışmaması, dinin devlet işlerine müdahale etmemesidir. Bunu basitçe şöyle de diyebiliriz: Devlet işlerine din girmesin, dini inançlar kişisel olsun. Bu, her bireyin kendi…
Yorum BırakHidrojen Gazı Hangi Renktir? Kimya ve Gerçeklik Arasındaki Sınır Hidrojen gazının rengi… Cidden, kimyasal bir maddeyi tanımlarken renk meselesi ne kadar önemli olabilir ki? Ancak bu soru, üzerinde düşünmeye değecek kadar derin ve karmaşık. Hidrojen gazının rengini sormak, aslında kimyanın en temel ilkelerinden birine ışık tutuyor: İnsanların, doğadaki renkleri ve maddelerin fiziksel özelliklerini anlamaya çalışma çabası. Ama hidrojen gazının rengi gerçekten de anlamlı bir şey mi? Hadi bunu birlikte sorgulayalım. Gerçek Şu ki: Hidrojen Gazı Renksizdir İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: Hidrojen gazı, renksizdir. Evet, doğru duydunuz. Görünür ışık spektrumunda bir renk yaymaz. Gözle görülemez, çünkü ışığı yansıtmaz ya da…
Yorum BırakTaşma Payı Kaç Olmalı? Eğitimde Bireysel ve Toplumsal Dönüşüm Üzerine Bir Pedagojik Analiz Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Taşma Payının Önemi Bir eğitimci olarak her gün şunu gözlemliyorum: Öğrenme süreci, yalnızca bilgiyi aktarmaktan ibaret değildir. Aslında öğrenmek, bireyin düşünce yapısını, dünyayı anlama biçimini, ve nihayetinde kendisini dönüştürme kapasitesini içerir. Bu dönüşüm, bazen bireysel bir farkındalıkla başlar, bazen ise toplumsal bir değişimi tetikler. Her öğrenci farklı hızlarla öğrenir, farklı biçimlerde gelişir. Bu noktada eğitim sisteminin karşılaştığı en büyük zorluk, her öğrencinin öğrenme sürecine uygun “taşma payı”nı belirlemektir. Taşma payı, öğrencilerin mevcut öğrenme düzeylerinin üzerinde, onları zorlayacak ama aynı zamanda başarma duygusu…
Yorum BırakSükutu Leyl: Psikolojik Bir Mercekten Bakış Giriş: İnsan Davranışlarının Ardındaki Bilişsel ve Duygusal Süreçler Hepimizin yaşadığı bir durum vardır: Bazen bir insanın ya da durumun anlamını, duygusal yoğunluğunu daha iyi kavrayabilmek için, kelimelerin suskunluğuna ihtiyaç duyarız. Bu sessizlik, bir tür iletişim biçimi olabilir. “Sükutu leyl” tam da böyle bir kavram. Bazen derin anlamlar, sözcüklerin arasında kaybolur ve ancak bu suskunlukla kavranabilir. Peki, “sükutu leyl” gerçekten sadece bir deyim mi, yoksa insanın içsel dünyasının, psikolojik derinliklerinin bir yansıması mı? Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden bakıldığında, sükutun bir insanın zihnindeki ve kalbindeki etkisi, düşündüğümüzden çok daha karmaşık ve derindir. İletişim sadece…
Yorum BırakRakıda Etil mi Metil mi? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, çoğu zaman en karmaşık ama bir o kadar da büyüleyici bir yolculuk gibidir. Kültürler, alışkanlıklar, hatta bir içki tercihi bile, derin psikolojik süreçlerle şekillenir. Gündelik yaşantımızda karşılaştığımız kararlar, bazen yalnızca mantıklı düşünceyle değil, duygularımız, toplumsal çevremiz ve bilinçaltımızdaki inançlarla yönlendirilir. Peki, bir içki tercihi yaparken – örneğin rakı içerken – hangi kimyasal maddelerin vücudumuza etki ettiğini bilmek gerçekten önemli mi? Bu yazıda, rakıda bulunan etil alkol ve metil alkolün psikolojik boyutlarını keşfe çıkacağız. Rakıda etil mi metil mi sorusu, aslında sadece kimyasal bir sorudan çok daha fazlasını barındırır.…
Yorum BırakMotorik Özellik Nedir? Bir Biyolojik Kavramın Toplumsal Yansımaları Motorik özellik, biyolojide bir organizmanın hareket etme, kasları kontrol etme ve çevresiyle etkileşimde bulunma becerisini ifade eden bir terimdir. Bu, kas ve sinir sisteminin birlikte çalışarak bireylerin fiziksel hareketlerini koordineli bir şekilde gerçekleştirmesine olanak tanır. Motorik özellikler, doğuştan gelen bir biyolojik temel olsa da, toplumsal yapılar, kültürler ve cinsiyet rolleri bu özelliklerin nasıl şekillendiğini ve hangi biçimlerde ifade bulduğunu etkiler. İnsan bedeninin bu biyolojik kapasitesi, toplumların değer yargıları, güç dinamikleri ve kültürel normlarıyla şekillenen bir süreçtir. Birçok kişi için motorik yetenekler, genellikle spor, dans veya diğer fiziksel aktivitelerde belirginleşir. Ancak, biyolojik bir…
Yorum BırakJPG Resimler Nasıl Açılır? Bir Felsefi Duruş Bir sabah, başımı kaldırıp pencereyi açtım ve dışarıdaki manzaranın bir saniyelik yansımasını düşündüm. Görüntü, bir resim gibi kafamda belirdi: hızlıca kaybolan bir anın hatırlanışı. Bir resim, hem anlık bir kayıttır hem de anlamların derinleştiği bir zemindir. Peki, bu resimlerin nasıl açıldığını, nasıl görüntülenmesi gerektiğini sorgularken, dijital çağda “JPG resimleri nasıl açılır?” sorusu, bizlere bir metafor sunuyor olabilir mi? Hem ontolojik hem de epistemolojik bir soru barındıran, günlük yaşamın basit görünen sorusunu felsefi bir derinlikle ele almanın yolu, belki de görünmeyenlerin ardına bakmaktan geçiyordur. Evet, JPG dosyasını açmak oldukça basit: bir tıklama ile. Ama…
Yorum Bırakİstek ve İhtiyaç Nedir? İstek ve ihtiyaç, bir insanın hayatındaki en temel kavramlar arasında yer alır. Ancak bu iki kavram arasındaki fark, zamanla ve gelişen dünya ile birlikte daha da önemli hale geliyor. Teknoloji ve toplumun dönüşümüyle birlikte isteklerin ve ihtiyaçların tanımları da değişiyor. Gelecekte, sadece hayatta kalmak için gerekli olan şeylerle mi yetineceğiz, yoksa isteklerimiz bizleri daha mı ileriye taşıyacak? İşte bu sorular, bana her gün daha fazla düşündürmeye başladı. Ankara’da, 28 yaşında, teknolojiye meraklı ve geleceği üzerine sürekli düşünen biri olarak, bu soruların cevabını merak ediyorum. İhtiyaçlar: Temel Gereksinimler ve Değişen Tanımları İhtiyaç, hayatta kalmak ve sağlıklı bir…
Yorum Bırak