Bir Sabah Uyanıp “İnek Şaban kaçıncı kanalda?” Diye Hayata Başlamak
Sabah alarm çalıyor. Ama öyle klasik “drrrriiiin” değil; sanki eski tüplü televizyondan gelen cızırtılı bir ses gibi. Gözler yarı açık, yorganın altı dünya ile bağlantısı kopmuş bir ülke gibi. İzmir’in hafif nemli sabahı camdan içeri süzülürken aklıma düşen ilk soru şu oluyor: “İnek Şaban kaçıncı kanalda?”
Niye bu soru? Cevap yok. Ama kafamda dönenler genelde mantıklı olmak zorunda da değil zaten. Bazen insan sadece bir şeyi arıyor gibi yapıp aslında hayatı arıyor. Benimki de o hesap.
Telefonu elime alıyorum, refleks. YouTube, Netflix, beIN, yerel kanallar… Parmaklar kayıyor ama sanki hepsi aynı yere çıkıyor: “Bulamadın.”
İç ses devreye giriyor:
“Belki de mesele kanal değil.”
Ben: “Sus ya, sabah sabah felsefe yapma.”
Ama yine de soru orada duruyor: İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Eski Filmler, Yeni Karmaşa: Kanal Değil Zihinsel Frekans Sorunu
Sevgili Asroyaldoor takipçileri, bugünkü yazımızda “İnek Şaban kaçıncı kanalda” konusuna odaklanıyoruz.
İnek Şaban deyince aklıma sadece bir film değil, bir dönem geliyor. O dönem ki, televizyonun karşısında sandalyeyi çekip oturursun ve kumanda değil, sabır kullanırsın.
Şimdi ise durum farklı. Her şey “platform”. Ama benim beynim hâlâ “kanal 3 müydü, 7 miydi?” döneminde takılı kalmış gibi.
Geçen gün arkadaşla konuşuyoruz.
“Abi İnek Şaban kaçıncı kanalda?” dedim.
O bana baktı, ben ona baktım.
O: “Kanka o artık kanal değil.”
Ben: “Ne yani uzayda mı yayınlanıyor?”
Güldü. Ben de güldüm. Ama içimde küçük bir boşluk oluştu. Sanki eski bir şeyleri yanlış yere koymuşum gibi.
İzmir’de yaşamak böyle bir şey zaten. Bir yanda modern kafeler, diğer yanda hâlâ mahalle aralarında “abi anteni çevir” muhabbeti.
Televizyon Kumandasıyla Hayat Yönetmeye Çalışmak
Kumanda elimdeyken kendimi hep bir şeyleri kontrol edebilen biri sanıyorum. Oysa gerçek çok başka.
Kanal değiştiriyorum:
– 1: Haber
– 2: Dizi
– 3: Reçete gibi tekrar eden programlar
– 4: Tanımadığım ama çok iddialı konuşan insanlar
Ve ben hâlâ arıyorum:
İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Bir noktada fark ediyorum ki aslında kanal aramıyorum. Bir his arıyorum. Basitlik. Gürültüsüz bir kahkaha. Abartısız bir sahne.
Ama modern dünya diyor ki:
“Onu bulmak için önce 5 platforma abone ol.”
İzmir Sokaklarında Zihin Gezintisi
Evden çıkıyorum. Kafamda aynı soru: İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Alsancak tarafına doğru yürürken bir kafeden kahve kokusu geliyor. Bir grup genç telefonlarına gömülmüş. Birisi gülüyor, diğeri video izliyor.
İç ses:
“Belki de herkes bir şey arıyor ama kimse bulduğunu söylemiyor.”
Ben:
“Fazla düşündün, sus.”
Ama sonra kendime dönüp bakıyorum. 25 yaşındayım. Ne tam yetişkinim ne de tam rahat. Arada bir yerde sıkışmış gibiyim. Tıpkı eski filmlerin yeni platformlarda nerede olduğunu bulamamak gibi.
Arkadaş Muhabbeti: Kanal Sorusu Bir Sosyal Deneydir
Akşam arkadaşlarla oturuyoruz. Masa dolu: çay, tost, boş boş bakışlar.
Ben yine patlatıyorum:
“İnek Şaban kaçıncı kanalda ya?”
Bir an sessizlik.
Sonra biri:
“Abi sen niye böyle şeyler düşünüyorsun?”
Cevap veremiyorum. Çünkü gerçekten bilmiyorum.
Ama içimden geçen şu:
“Belki de hayat çok ciddi ve ben arada sırayı bozuyorum.”
Bir diğeri telefona bakıyor:
“Yok kanka artık TV’de değil, internette.”
İç ses:
“Her şey internette ama hiçbir şey yerinde değil.”
Ben yüksek sesle:
“İyi de ben kanal soruyorum ya!”
Herkes gülüyor. Ama ben ciddi miyim, şaka mı yapıyorum, ben de bilmiyorum.
Nostalji mi, Kaçış mı? İnek Şaban Meselesi
İnek Şaban sadece bir isim değil. Bir hafıza kırıntısı gibi. Eskiden evde herkes aynı şeyi izlerdi. Şimdi herkes ayrı evrende.
O zamanlar “kaçıncı kanal?” sorusu basitti. Şimdi ise algoritma var, öneriler var, sonsuz seçenek var.
Ama garip olan şu:
Seçenek arttıkça bulma hissi azalıyor.
Ben hâlâ soruyorum:
İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Ama aslında sorduğum şey şu olabilir:
“Basitlik nerede?”
İç Sesle Tartışma: Gerçeklik Testi
– İç ses: “Sen büyüdün.”
– Ben: “Büyümek böyle bir şey değil ki.”
– İç ses: “Belki de öyledir.”
– Ben: “O zaman ben yanlış büyümüşüm.”
Bir an duruyorum.
Gerçekten büyümek neydi?
Faturalar mı?
Kumandada doğru kanalı bulamamak mı?
Yoksa eski filmleri özleyip nerede izleneceğini bilememek mi?
Dijital Çağda Kaybolmuş Bir Kanal Arayışı
Evde tekrar televizyonu açıyorum. Ama artık televizyon bile televizyon gibi değil. Menü var, öneri var, giriş ekranı var.
Sanki bir film izlemeye değil de bir görev yapmaya çalışıyorum.
Ve yine soru:
İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Cevap yok.
Ama öneriler var:
“Bunu da sevebilirsiniz.”
“Şunu izleyen bunu da izledi.”
“Sen aslında bunu istiyorsun.”
Yok ya… ben sadece İnek Şaban istiyorum.
Minimal Bir İstek, Karmaşık Bir Sistem
Bazen düşünüyorum. Çok basit bir şey istiyorum aslında. Açıyorum, izliyorum, gülüyorum.
Ama sistem diyor ki:
“Önce giriş yap.”
“Sonra profil seç.”
“Sonra önerileri incele.”
“Sonra belki bulursun.”
Ben:
“Ben sadece kanal soruyorum ya…”
Gündelik Hayatın İçinde Kaybolan Sorular
Metroda, otobüste, kafede… aklıma hep aynı şey geliyor. Bu soru bir takıntı değil aslında. Daha çok zihinsel bir oyun gibi.
İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Bazen soruyu değiştiriyorum:
“Hayat kaçıncı kanalda?”
“Mutluluk hangi platformda?”
“Eski günler hangi frekansta?”
Sonra kendime kızıyorum:
“Abartma.”
Ama yine de zihnim geri geliyor.
Bir Günün İçinde Dönen Düşünceler
Sabah: kanal arıyorum
Öğlen: anlam arıyorum
Akşam: kahkaha arıyorum
Gece: hiçbir şey bulamıyorum
Ama günün sonunda fark ettiğim şey şu:
Belki de mesele bulmak değil, aramaya devam etmek.
Son Sahne: Kumanda Elimde, Ben Ortada
Gece oluyor. Oda loş. Pencere açık, dışarıdan İzmir’in hafif rüzgârı geliyor.
Televizyon açık.
Kumanda elimde.
Ekranda yüzlerce seçenek.
Ve ben hâlâ aynı soruyu düşünüyorum:
İnek Şaban kaçıncı kanalda?
Bir süre bakıyorum.
Sonra gülüyorum.
Belki de hiçbir kanalda değil.
Belki de artık kanal yok.
Belki de bazı şeyler sadece hatırlanınca çalışıyor.
Kumandayı masaya bırakıyorum.
Ekrana değil, tavana bakıyorum.
İç ses son kez konuşuyor:
“Buldun mu?”
Ben:
“Hayır.”
Ama garip bir şekilde bu sefer eksik hissetmiyorum.
Umarız “İnek Şaban kaçıncı kanalda” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Asroyaldoor ailesiyle kalmaya devam edin!
Sitemizden Önerilen: İşaret fişeği ne kadar yanar ?