Hayatın Kapıları
Değerli Asroyaldoor okurları, bu makalemizde “İnfaz koruma memuru hangi bölümdedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
Kayseri’nin rüzgârlı sokaklarında yürürken hep kendi kendime soruyordum: “Benim yerim neresi?” Daha doğrusu, ne yaparsam kendimi tamamlanmış hissederim? 25 yaşındayım, genç sayılırım belki ama bazen öyle anlar oluyor ki, yıllar bir çırpıda gelip beni yakalıyor. Günlüklerime yazıyorum bunları, çünkü kimseye söyleyemem bazen. İçimden taşan duygular, kağıda dökülmekten başka çaresini bulamıyor.
O Sabah
Sabah güneşinin solgun ışıkları odamın penceresinden içeri sızarken, kendimi tuhaf bir karışıklık içinde buldum. Hani bazı sabahlar vardır, her şey yolundaymış gibi görünür ama içten içe bir boşluk hissi kaplar insanı. İşte o sabah öyleydi. Günlüğüme baktım, dünün hayal kırıklıkları hâlâ taze. Ama bir umut da vardı içimde, küçük bir kıpırtı gibi.
O gün infaz koruma memurlarının görev yaptığı bölümleri merak etmeye başladım. Kim bilir neden, belki de insanların hayatına dokunmak, onları hem korumak hem de düzeltici bir şekilde yönlendirmek istiyordum. Araştırdım; cezaevinde, infaz koruma memurları genellikle güvenlik ve idari bölümlerde çalışıyorlarmış. Ama bana daha çok öyle geliyordu ki, onlar sadece bir görev değil, insan hayatının tam ortasında, duygularla ve sorumluluklarla dolu bir hayat yaşıyorlardı.
İlk Karşılaşma
O sabah bir arkadaşımın vasıtasıyla cezaevine davet edildim. Önce korktum, içimde bir endişe vardı. Ama merak da öyle bir duyguydu ki, korkuyu bastırıyordu. Kapıdan içeri adım attığımda, koridorlarda dolaşan infaz koruma memurları dikkatimi çekti. Onlar ciddi, kararlı ama bir o kadar da insanîydi. Bir memurun gözüne takıldım; belki de bana anlatmak istediği şeyleri hissettim, kelimeler olmadan.
Koruma ve İnsanlık
İnfaz koruma memurlarının görev yaptığı bölüm aslında bir denge noktasıydı. Bir yanda güvenlik, disiplin, kurallar; diğer yanda insanlık, empati, anlayış… Bunu görmek beni hem etkiledi hem de düşündürdü. “Ben de böyle bir yerde olmak ister miyim?” diye sordum kendime. İçimde bir heyecan doğdu; belki de doğru yer burasıydı, belki de kalbimin bir parçası hep burada olmak istiyordu.
O gün, gözlemlerim sırasında bir mahkûm ile memur arasındaki kısa bir sohbeti izledim. Memur yumuşak bir sesle konuşuyor, ama kararlı bir duruş sergiliyordu. İşte o anda anladım ki, infaz koruma memuru yalnızca kuralları uygulayan değil, insanın kırılganlığını da görebilen bir meslek. İçimde hem hayranlık hem de hafif bir kıskançlık hissettim; keşke benim de bu kadar güçlü ve bir o kadar nazik olabilme kapasitem olsa.
Günlükten Duygular
Akşam olunca eve döndüm ve günlüğümü açtım. Yazmaya başladım: “Bugün gördüklerim beni hem korkuttu hem de umutlandırdı. İnsanlara dokunmak, onları korumak… Belki de ben de bir gün infaz koruma memuru olabilirim. Ama önemli olan sadece görev değil, kalpteki yer.” Yazarken gözlerim doldu, çünkü bu hislerimi saklamayı hiç başaramıyorum. Her kelime, her cümle içimdeki fırtınayı biraz olsun yatıştırıyor.
Hayal ve Gerçek Arasında
Bazen hayallerimiz gerçeklerden çok daha güçlüdür. O gün cezaevinde gördüklerim bana gösterdi ki, infaz koruma memuru olmak sadece meslek değil, bir hayat biçimi. İnsanlarla yüzleşmek, hatalarını görmek ve onlara rehberlik etmek… Tuhaf ama içten içe buna hazırlanmak istiyorum. Kayseri’nin sokaklarında yürürken artık adımlarım daha kararlı, çünkü kalbimde bir hedef belirledim: insan hayatının tam ortasında olmak, hem koruyucu hem rehber olmak.
Geleceğe Dair Umut
Günlüklerime yazdım: “Belki zor olacak, belki hayal kırıklıkları olacak. Ama bir gün, infaz koruma memuru olarak bir yerde durduğumda, insanların hayatına dokunduğumda, işte o zaman kendimi tamamlanmış hissedeceğim.” Ve işte o umut, bana her sabah uyanmak için bir sebep veriyor. Her adım, her nefes, bu hedefe bir adım daha yaklaşmak için.
Kayseri’nin akşam rüzgârı camdan içeri girerken, kendi kendime gülümsedim. Hayatın kapıları aralanıyor, bir yerlerde doğru bölüm beni bekliyor. Ve ben, duygularımı saklamadan, her gün biraz daha büyüyerek, oraya ulaşmak için yürümeye devam edeceğim.